Masumiyet-i linç


Dizilerin toplumsal sorunlara ayna tutması gibi bir sorumluluğu var mı acaba?

Ki, eğer şiddet gibi oldukça ciddi bir konu etrafında dönüyorsa; kesinlikle böyle bir sorumluluğu var bence!
Bu gece izlediğim “Masumiyet” dizisi bana önemli bir farkındalık kazandırdı!
Hem de çok önemli...

Yeni sosyal medya terminolojisine göre “linç yemek” hatta dizide de geçen tanımıyla:

- Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi- demekmiş!

Kelimelerle öldürmek!

Evet linç, robot hesaplar filan... Eskiden de önemserdim ama bir taraftan da; "Ne saçma, amaan kim inanır bu saçmalıklara" derdim!! 

Oysa şimdi; daha da önemsemem gerektiğini fark ettim...

Dizilerin güncel sorunlara uyarlanmasının güzel bir örneği olmuş “Masumiyet” dizisi...

Hülya Avşar’ın dizide canlandırdığı karakterin, olaylara analitik, stratejik ve soğukkanlı yaklaşmasını “akıllılık”, doğruluk, dürüstlük ve iyi niyetten ödün vermemeyi “aptallık” olarak tanımlaması ise günümüz moda bakış açısı oldu ne yazık ki! 

Eğer söylediğin doğrularla kendi başını belaya sokuyorsan “aptalsın”dır!

Suçlu iken gerçek dışı beyanlarla olayların görünüşünü değiştirip karşındaki insanların algısını değiştirmeyi başarıyorsan da “akıllı”sındır!

Deniz Çakır’ın 8 Mart Kadınlar Günü diyalogu da çok iyiydi! Güncelliği bu denli yakalamak çok iyi geldi bana doğrusu...

Kavramların içinin oyularak değiştirilmeye çalışılmasına güzel örnek olmuş dizi.

Yapımcısını, oyuncularını, senaristi, yönetmeni kısaca bütün ekibi tebrik ederim!

Ya siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

mailleri bekliyorum hadi :)

Instagram: @beticeylan

betigulce@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!