Ata sporumuz misafirperverlik


Ortalama bir Anadolu ailesinde büyüyen her 90'lar çocuğu gibi akraba ziyaretleri hayatımda önemli bir yer tutardı. Ülkedeki çarpık ekonomik düzenin sebep olduğu geçim sıkıntılarından dolayı köylerinden çıkıp gurbete, büyük şehirlere gelen Anadolu insanı için o dönemlerde bir nebze memleket hasreti gidermek, bir nebze de şehir hayatında yalnız olmadığını hissetmek için akrabalara gidip gelmek en önemli sosyal aktiviteydi.

Tüm bunlara genlerimize işlemiş "misafirperverlik" de eklenince ikramlar, ziyaretçileri en iyi şekilde ağırlama çabaları daha da önem kazanıyordu. Öyle ki misafirliğe gelen kişi "aç değilim" dese bile yemek ikram edilir, "yemek yeterli" dese bile çay mutkaka verilir, "çayı da içtik artık kalkalım" yorumu kabul edilmez ve final her zaman meyve ile yapılırdı. O zamanlardan süregelen alışkanlıklarımızın bir etkisi olsa gerek, 9 yıl sonra tekrar ülkemizde düzenlenen, dünyanın en büyük spor organizasyonlarından Formula 1'in İstanbul ayağında da bu tavrımızı tüm dünyaya gösterdik.

Öncelikle Formula 1'in nasıl böyle büyük kitlelere hitap edebildiğini bu süreçte görmüş olduk. Etkin sosyal medya kullanımı ile İstanbul adına o kadar güzel tanıtımlar yaptılar ki, sadece kendi organizasyonlarına değil takvimlerinde yer verdikleri şehirlere de inanılmaz katkılar sunabildiklerini gösterdiler.

Daha sonra ise bizim misafirperver tarafımız ortaya çıktı ve o iyi niyetli, tatlı işgüzarlığımız İstanbul Grand Prix haftasına damga vurmayı başardı. 9 yıllık özlemin heyecanı ile başlayan hafta henüz antrenman turlarında ardarda atılan spinler, kayan lastikler, kontrolünde zorlanılan arabalar ile devam etti. İlk etapta olayın teknik detayını bilmeyen biz izleyiciler için ne olduğunu anlamak mümkün değildi. Fakat sonrasında yapılan açıklamalar olayın içeriğini gün yüzüne çıkardı.

Organizasyon görevlilerinin "pistte bir kaç yere yama yapılır ve asfalt temizlenirse yeterli olur." telkinini dinlemeyen ve "yemek yedik de geldik" diyen misafire canla başla sofra hazırlayan ev sahibi edasıyla komple pistin asfaltını yenileyen yetkililerimizin bu ekstra çabaları soğuk hava ve yağış ile birleşince yukarıda bahsettiğim sorunlara sebep oldu. Neyse ki yarış günü her şey yolunda gitti ve bu haftayı kazasız belasız tamamladık.

Yarış sonunda ise Lewis Hamilton 7. dünya şampiyonluğunu ilan ederek efsanevi pilot Michael Schumaer'in rekoruna İstanbul'da ortak oldu ve unutulmaz bir organizasyona ev sahipliği yapmamızı sağladı.

Sonuç olarak her ne kadar biraz sorunlu başlasada genel anlamda 9 yılın ardından şehirde hoş bir sada bıraktı bu yarış. Yeni açıklanan bilgiye göre 2021 yarış takviminde yer almayacağız. Bir bakıma Formula 1 "bize müsade" diyor, biz ise "müsade sizin" diyoruz ve ekliyoruz "yine bekleriz"...

magazinmahallesi@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Nis

Yalnızlar Ligi

18Şub

Türkiye mi Kupası?

01Şub

Mesut Özil

14Oca

Tüketim çılgınlığı...

29Ara

Sınırlamanın dibi...